Sponsor Reklam
Ana Sayfa » , » Sırlar açığa çıkıyor

Sırlar açığa çıkıyor

Yazar By: Genelsite 7 Mart 2011 Pazartesi | 09:10:00

Sponsor Reklam
Dokuz Eylül Üniversitesi Deneme Topluluğu üyeleri, Star TV’nin yeni dizisi “Cennetin Sırları”yla ekrana adım attı. İlk bölümü geçen pazartesi ekrana gelen dizi, hafta içi her gün yeni bir bölümle izleyici karşısına çıkıyor.OZAN AKBABA: ZAFER İKİ ARADA KALDI
Öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
- Aslında iç mimarım ama birkaç yıldır oyunculuk yapıyorum.
İç mimarlıktan oyunculuğa geçiş nasıl oldu?
- Ortaokuldan beri tiyatroyla ilgiliyim. Film müzikleri de yapıyorum. Sinema ve sanatın her dalıyla iç içeyim bir bakıma... Amatör ya da profesyonel tüm işlerde hem kamera önü hem de kamera arkasında yer aldım. Yani radikal bir adım değildi.
Peki bu dizide canlandırdığınız Zafer karakteri için ne söyleyeceksiniz?
- Bu adam, aslında kendi iyiliği için kötülük yapıyor. Kendi iyiliğini düşünen, pek gülmeyen ve alaycı bir adam.
Nasıl bir hikayesi var dizinin?
- Altı arkadaşın öyküsü bu aslında. İş, aşk derken birbirlerinden zamanla uzaklaşmışlar. İçlerinden biri Fransa’ya gidiyor, dönüşünde ise bunu kutlamak için bir araya geliyorlar. O gece gelişen olaylar, hikayenin çatısını oluşturuyor.
Zafer, eşini Esra ile aldatıyor değil mi?
- Sevgilisi ve eşi arasında kalıyor Zafer, hangisini seçerse seçsin kendisinin de yara alacağını biliyor. Böyle zor bir süreçten geçiyor Zafer. Kardeşim de sevgilime aşık ama o onun sorunu!
Bu dizi diğerleri gibi haftalık değil, günlük... Zor olmuyor mu?
- İnsana çok deneyim katan bir durum aslında. Haftalık dizide ya da sinema filminde çalışmaktan daha fazla tecrübe ediniyorsunuz. Tabii bazı zorlukları da var. Yeri geliyor uyuyamıyoruz, yeri geliyor iki gün uyuyoruz.

IŞIL KESKİN: SEYİRCİ BANA SİNİR OLABİLİR
Işıl Hanım, sizin oyunculuk maceranız nasıl başladı?
- Ben 1988-İzmir doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Oyunculuk Bölümü son sınıf öğrencisiyim. Bu ilk dizi denemem, o yüzden heyecanlıyım.
Canlandırdığınız Esra karakteri için ne diyeceksiniz? Tehlikeli bir kadın...
- Biraz öyle ama bunun nedenleri zamanla ortaya çıkacak. Fransa’ya oyunculuk okumaya gidiyor ama işler istediği gibi yürümüyor ve İzmir’e dönüyor. Bu arada Zafer’e çocukluğundan bu yana aşık olduğunu da unutmamak gerek...
Ve yuva yıkan kadın oluyor.
- Evet. Bu yüzden seyirci bana sinir olabilir.
Zafer’in kardeşi de Esra’ya aşık. Garip bir aşk üçgeni durumu söz konusu...
- Çok üçgen sayılmaz, çünkü birbirlerini sevenler Zafer ve Esra... Onur’un duyguları tamamen platonik.

DUYGU SARIŞIN: AŞKIM İÇİN SONUNA KADAR SAVAŞIRIM
Duygu Hanım, hayırlı olsun... Sizi de biraz tanıyabilir miyiz?
- Çok teşekkürler. Ben Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Oyunculuk Bölümü son sınıf öğrencisiyim. İzmirli’yim. Ve dizinin burada çekilmesinin avantajını yaşıyorum.
Siz kimi oynuyorsunuz dizide?
- Meltem’i... Meltem, altı kişilik arkadaş grubunun dışında kalan bir karakter. Eşinin yani Zafer’in arkadaşlarını, hayatlarını tanıma çabasında olan eşine aşık bir kadın...
Ama eşi tarafından aldatılıyor.
- Evet ama aralarında aşk var hâlâ... Aşk her zaman yakalanmıyor, dolayısıyla Meltem de Zafer’i bırakmıyor, mücadele ediyor.
Ya gerçek hayatta aynı durumda kalsanız...
- Ben de sonuna kadar savaşırdım. Şartlar da önemli tabii ama aşk varsa mutlaka savaşılmalı.

GÖKAY MÜFTÜOĞLU: ABİM HIZLI DAVRANIP ESRA’YI KAPTI
Önce sizi biraz tanıyabilir miyiz Gökay Bey?
- Ben de Dokuz Eylül’de tiyatro öğrencisiyim. Aynı zamanda Bornova Şehir Tiyatrosu oyuncusuyum. Bu dizide ise Onur karakterini oynuyorum.
Onur nasıl biri?
- Çocukluğundan beri hayalini kurduğu mesleği yapan doktor. Ama çok güleryüzlü bir karakter sayılmaz.
Gülmemesi normal; hem nişanlısı var hem de abisinin yasak aşkı Esra’yı seviyor!
- Abimle aynı kızı seviyoruz ama inanın ileride neler olacak biz de bilmiyoruz, söylemiyorlar. 15 sene öncesinde ikimiz birden seviyorduk Esra’yı ama abim hızlı davrandı, onu kaptı! Bakalım ne olacak.

BURÇİN BİLİM: DEFNE’NİN TEK DERDİ AİLE KURMAK
Burçin Hanım, kendini tanıtma sırası sizde...
- Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunuyum. Oyunculukla ilgili hemen hiç deneyimim yoktu. “Bitmeyen Şarkı”da bir bölüm oynamıştım, o kadar. “Cennetin Sırları” ilk uzun süreli işim...
Siz dizide Onur’un nişanlısı Defne’yi canlandırıyorsunuz. Ama o abisinin sevgilisine aşık. Söyler misiniz, nereye gidiyor sizin ilişkiniz?
- Defne, Onur’u küçüklüğünden beri seviyor. Son derece temiz kalpli, insanların adını duyduğunda mutlu olduğu, iyi niyetli bir karakter. Bu iyiliğin karşılığını görecek mi, sonunda mutlu olacak mı bilmiyorum ama...
Dizinin en masumu siz misiniz?
- Bilemem (gülüyor). Defne’nin tek derdi iyi bir insan olmak, iyi bir aile kurmak. Bakalım hayat ona başka ne gibi zorluklar gösterecek.

DİDEM GÜÇLÜ: OYUNCULUK HOBİMDİ, MESLEĞİM OLDU
Didem Hanım, bu sizin ekran deneyiminiz mi?
- Ben aslında endüstri tasarımı mezunuyum. Oyunculuğu da hobi olarak yapıyordum. Ama şimdi mesleğim oldu.
Hep bu sektöre yakın mıydınız peki?
- Sahne tasarımı, tiyatro ve dekorasyonla da ilgilenmiştim. Ama bu proje tam anlamıyla kısmet işi oldu.
Peki dizi İzmir değil de İstanbul’da çekilseydi yine ekipte yer alır mıydınız?
- Proje o kadar güzel ki, nerede çekilirse çekilsin teklifi değerlendirirdim.
Bize canlandırdığınız Nergis karakterinden de söz eder misiniz biraz. Bildiğim kadarıyla bir avukat.
- Evet avukat... Sert mizaçlı, güçlü bir kadın...

ALP KADIOĞLU: SONUCU BELİRSİZ BİR SAVAŞ VAR
Alp Bey, Levent’i anlatır mısınız bize?
- Heyecanlı, vurdum duymaz ama bir o kadar da başarılı bir avukat Levent.
Gözü de Nergis’te galiba...
- Öyle ama sonları ne olacak bilmiyorum. Tatlı bir savaş var ortada...
Günlük bir dizi çekmenin en zor yanı ne?
- Normalde de gece geç uyuyan bir adamım. O yüzden çok etkilenmedim ben açıkçası... Sonuçta her işin bir zorluğu var; bu işin zorluğu da yüksek temposu.
Kaynak: Hürriyet

0 yorum :

Yorum Gönder

Sponsor Reklam

Genelsite.org Bizi Takip Edin